Yeni Bir Ben

2009-02-12 19:25:00

Hava çok soğukDışarıda kar yağıyorÇam ağaçlarının üstü bembeyazHüzünlü bir mevsim yaşıyoruzSon günlerde herkes ağlamaklıHer yerde bir ölüm haberiYa da ayrılıkDoğumlara pek sık rastlanmıyorDaha çok yaşam hevesi bitmiş insanlar var etraftaBir gülüp ardından ağlayanlar varGöz yaşlarını akıtıp karı eritiyor insanlarGözleri kan çanağı herkesinHep bir kovalamaca yaşanıyorHerkes bir yerdeYa gidiyor ya da kaçıyorlar bu hayattanGerçekte kendilerindenHerkes sıkılmış Yeni bir ben arıyor kendine Melda Vardar... Devamı

Mavi

2009-02-12 19:18:00

Mavi bir gecenin ardındanMavi düşlerde buldum kendimiSen maviydin masmaviGözlerine baktığımdaİçimi bir sensizlik kapladıVe yine baktımBaktıkça daha da derinleşti bakışlarımBir kördüğüm oldumSenin ne bu düğümü açmaya yetecek gücünNe de hevesin vardıBeni bensizliklerin içine bırakıp gittinMasmavi gökyüzüneOysa maviler giymiştinNasıl da yakışmıştı o maviler üstünePeki gözlerindeki maviOnu anlatmaya hiç gerek yok kiO hasretin mavisiydiHer hasret çekende gördüm onuO delilerin mavisiydiHer mecnunda gördüm onuO bizim mavimizdiHer ayrı kaldığımızda yanımda buldum onuVe sıkıca sarıldım onaÇünkü beni bir tek o yalnız bırakmadıVe bana hep sarıldı Melda Vardar... Devamı

Herkeste Akıl Var Ama...

2009-02-10 19:37:00

Bir gün ülkenin küçük kasabalarından olan Yitan’da şöyle bir haber yayılmış:- Güzel başkentimizde bir Akıl Okulu varmış. Her kim o okula giderse orada akıl öğretiliyormuş.Herkes bu haberi şaşkınlıkla birbirine anlatıyormuş.  Kasabanın en zenginlerinden olan bir adam da bu haberi duyunca kahkahalarla gülmeye başlamış:- Efendim, hayatımda hiç bu kadar komik bir şey duymamıştım. Bir insan akıllıysa akıllıdır. Sonradan akıl kazanılır mı hiç? Olacak şey midir? Duyulmuş mudur? Görülmüş müdür?Bu adam çok zengin olduğu için çocuklarının hiçbirisini okutmamış. Öyle çok parası varmış ki, istese kasabanın tamamını satın alabilirmiş. Fakat çocuklarına devamlı şöyle diyormuş:- Şükürler olsun çok paramız var. Yine de paramıza para katmalıyız. Ne kadar çok kazanırsak o kadar güçlü oluruz.Çocuklarından biri ise, babasının bu düşüncesine katılmıyormuş. Devamlı:- Babacığım, okumak gibisi var mıdır? diyormuş. Bak ne çok paramız var. Ama bu parayla bilgi satın alamayız. Buna kimsenin de gücü yetmez. Neden okumayı kötü görüyorsun?  Adam, çocuğunun bu sözlerini günlerce, gecelerce düşünmüş durmuş. Sabahlara kadar sayıklar olmuş: ‘Akıl okulu? Akıl okulu?’ Bir sabah dayanamamış ve kararını vermiş:- Böyle olmayacak. Şu Akıl Okulu neymiş gidip göreceğim. Adam yolculuk için hazırlanmış. Atına binmiş ve yola koyulmuş.Günler geçmiş. Geceler geçmiş. Memleketinden ayrılalı tam otuziki gün olmuş. Günün birinde, yolda ağır ağır yürüyen bir ihtiyara rastlamış. İhtiyarın gözleri görmüyormuş. Adam bu ihtiyarın haline acımış. Yanına yaklaşarak:- Ey yolcu, nereye gidiyorsun? diye sormuş.İhtiyar da başkente gitmek istediğini söylemi... Devamı

Dudakla Bardak Arası

2009-02-10 19:35:00

Eski Sisam krallarından Ancee adında bir zalim, yeni yaptırdığı bir bağa üzüm kütükleri diktiriyormuş. İşlerin bir an önce bitmesini sağlamak için de kölelerini hiç dinlenmeden çalıştırıyormuş. O zavallı kölelerden biri, bir gün pek bitkin düştüğü için dayanamaz ve zalim krala:- Niçin bu kadar acele ediyorsunuz efendim? Siz bu bağın üzümlerinden yapılacak şarabı hiçbir zaman içemeyeceksiniz ki!deyivermiş.Kral biraz kızmışsa da sesini çıkarmamış. Nihayet gün gelip üzümler yetiştikten sonra, kral köleler de dâhil herkesin hemen toplanmasını emretmiş. Bir müddet sonra da o bağın üzümlerinden yapılmış şaraptan bir bardak getirilmesini emretmiş. Daha önce kehanet gösterisinde bulunan köleyi de huzuruna çağırtmış. Şarap bardağını eline alarak:- Söyle bakayım, benim bu şaraptan hiçbir zaman içemeyeceğimi tekrar iddia edebilir misin? diye sormuş.Köle söyle cevap vermiş:- Belli olmaz efendim. İçebileceğinizi söyleyemem. Çünkü dudak ile bardak arasındaki mesafe çok uzundur. O arada başınıza neler gelebileceğini de bilemem! Köle sözlerini bitirir bitirmez, içeri kralın adamlarından biri girmiş. Bir yaban domuzunun bahçeye girdiğini ve asmaları kırıp döktüğünü söylemiş. Kral elindeki bardaktan bir damla dahi içmeden hemen dışarı fırlamış. Bahçede domuzun bulunduğu yere koşmuş.Kral ve domuz arasında öldüresiye bir mücadele başlamış. Sonunda yaban domuzu mızrak gibi azı dişleriyle, Sisam kralının karnını yarıp ölümüne sebep olmuş. Kral bostanda, bardak masada kalmış...Su söz bu olayı güzel bir şekilde ifade ediyor:"Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den, Nasip değil ise ne gelir elden?" Kalbinize yakin bulduklarınızı çantada keklik... Devamı

Günün Sözü

2009-02-10 19:26:00

Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde, dikenin itibarı ancak gül sayesindeMevlana Devamı