Hayata Yön Veren Sözler

2009-02-17 21:00:00

Geçmişte söylenen sözler gelecekle ilgili kararlar sırasında yardımcı olur. İşte hayata yön veren sözler.."30 yılımı kadın ruhunu araştırmakla geçirdsim, ancak hala cevabını bulamadım. Cevaplanması gereken büyük soru şu; "Bir kadın ne ister?" - Sigmund Freud "Deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, mutluluklarımızın ya da hayal kırıklıklarımızın şu anki yaşadıklarımıza bir katkısı yok" - Martha Washington -"Güneş bile benim tutkularımın yanında sönük kalır. Tutkularımın hepsini yaşayamayabilirim ancak onları izlemek, inanmak ve takip etmeye çalışmak pnların devamını sağlıyor." - Louisa May Alcott -"Bir kadın olarak kentim yok. Bir kadın olarak kentim tüm dünya.." - Virginia Woolf -"Bir grup yurttaşın dünyayı değiştirebileceğinden şüphe etmeyin. Bunun yerine t is the only thing that ever has." - Margaret Mead -"Çoğu insan gerçek murluluğa sahip olmak için yanlış bir düşünceye sahip. Kişisel mutluluk gerçek mutluluğu getirmez, toplumsal bağlılık mutluluğu getiren en saygıdeğer amaçtır." - Helen Keller -"Bir kişiyi aşağıya çekmeye çalıştıkça, onun aşağıya çekmek için tuttukları da bir parçanız olur ve ağırlık verir. Yani diğerlerini aşağı çekerek yükselmeye çalışmayın." - Marian Anderson -"Azim 19 kez kaybedip 20'nci de başarıya ulaşmaktır." - Julie Andrews -"Ne zaman nerede öleceğinizi seçemezsiniz. Ancak şimdi nerede ve nasıl yaşayacağınıza karar verebilirsiniz."- Joan Baez -"İlerlemenin sırrı başlamada gizlidir." - Sally Berger -"Köpekler çağrıldıklarında gelir. Kediler düşündüğünüzü anlar ve gelir" - Mary Bly"Geçmişi unut ve şimdiyi yaşayın." - Sarah Knowles Bolton"İnsanlar bornoz alırken rahat olmasına dikkat ederler, aynı şey eş seçerken de geçerken de geçerlidir. Kurallar aynıdır." - Erma Bombe... Devamı

Yoksulluk ve Zenginlik

2009-02-17 20:57:00

Yoksulluk, borç, kayıp, mutsuzluk, baskı altında olmak, kızgınlık ve başarısızlık gibi durumların esiri misiniz? Tanınmış yazar Neville şöyle diyor: “Kurgu yoktur. Yarının dünyası, bugünün kurgusudur.” (Burada kurgu, kişinin hayal gücünün icat ettiği ya da yarattığı şey anlamına gelir.)Yoksulluğun Ana Nedeni, yoksulluğa odaklı kafa yapısıdır (bilinç). Zenginliğin ana nedeni, zenginlik odaklı kafa yapısıdır (bilinç). Zihnin durumları (bilinç), nesilden nesle aktarılır. Yoksulluğa odaklı bir zihin durumu, hep bir eksiklik duygusu içinde görmenize, duymanıza, düşünmenize, hissetmenize ve davranmanıza yol açar.Çekim Kanunu, düşünce ve duygularınızın bir enerji alanı yarattığını, bu enerjinin bedeninizden yayılarak, yaşamınıza, bu düşünce ve duygularla uyumlu insan, eşya ve durumları çektiğini söyler. Başka bir deyişle, doğru olduğuna inandığınız ve doğru olduğunu hissettiğiniz şey olursunuz. Yoksulluk, duygu ve düşüncelerimizin ürettiği bir sonuçtur. Bu nedenle, güçlerin paralel çizgilerde hareket ettiği açıklık kazanır. Kişisel, profesyonel ve finansal başarımıza yönelik zorluklar, çoğu zaman kendi hayal gücümüzde yarattığımız şeylerdir.Dengeli bir yaşam sürmek için buradasınız.• Gerçek hünerlerinizi göstermek, takdir edilmek ve biraz huzur ile sağlıklı bir beden mi istiyorsunuz?• Hayal gücünüzü harekete geçirmek ve bilincinizin zenginliklerinden zevk almak varken, neden mevcut geçinme koşullarınızla yetinesiniz?• Başkalarının şüphe ve korkularının, sizi resesyonlara, ekonomik krizlere, borsadaki dalgalanmalara, savaşa odaklanmaya yönelterek, finansal başarı ve uyumlu ilişkiler hayalinizden utanmanıza neden olmasına niçin izin veresiniz?• Başarılı olmaktan ... Devamı

Şirketinize 'İşe İade Davası' Açabilirsiniz!

2009-02-15 15:46:00

Kriz gerekçesiyle tensikata giden şirketiniz, eleman aramaya başladıysa 'işe iade davası' açabilirsiniz.  Ekonomik kriz yüzünden dünyada her gün 122 bin kişinin işsiz kaldığı tahmin ediliyor.Türkiye için elde kesin veri olmamasına rağmen sanayi ve ticaret odalarından derlenen rakamlara göre Bursa'da şimdiye dek 55 bin kişi işsiz kaldı.Diğer illerde de işten çıkarılanların sayısı bir ayda 22 bini geçti. Krizde işlerini kaybeden binlerce kişinin, hukuki hakları neler?Uzmanlar, bu kişilerin 'kriz nedeniyle' mi yoksa 'kriz bahanesiyle' mi işten atıldıklarına iyi bakmaları gerektiğini söylüyor.Çünkü, Türk İş Kanunu'na göre işten çıkartılan bir personelin, doğru adımlar attığı takdirde görevine geri dönmesi mümkün. Bunun için yapılması gereken en önemli şey, eski şirketinizin yerinize adam alıp almadığını takip etmek.Eski patronunuz, sizi çıkarttığı pozisyon için yeniden eleman aramaya başlamışsa bile elinize çok önemli bir koz geçmiş demektir.Zira işten atılırken neden olarak 'performans düşüklüğü' gösterilmemişse, çalışana işe iade talebinde bulunma hakkı doğuyor.Tabii işverenin iyi niyetli olması ve krizi bir fırsat olarak görmemesi de şartların olumlu yönde gelişmesinde önemli rol oynuyor. 'İşverenin krizi bahane olarak göstermesi,çalışanın dava açma hakkını engellemeyeceği gibi kazanmasının da önüne geçemez' diyen sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel de, Türkiye'de çalışanların 'haklarını yeterince aramadığı' görüşünde. Ancak çalışanların unutmaması gereken bir konu daha var.Tazminatını alarak şirketle ilişiği kesilmiş olan personel işe geri döndüğünde, yeni giriş yapmış sayılıyor.Yani şirketteki geçmiş birikimleri sıfırlanmış oluyor.... Devamı

Aşk Bir Hastalık Mı?

2009-02-15 15:31:00

Bayramlar, doğum günleri ve yıldönümlerinden sonra modern pazarlama tekniklerinin yaşamımıza kattığı vazgeçilmez kutlamalardan biri de “Sevgililer Günü”, diğer adıyla St.Valentine Günü”. Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Kliniği Şefi Dr. Sabri Derman, romantik aşkın bir hastalık olmadığını; yakın çevremizle ilgili farkındalıklarımızın keskinleşmesinde, sosyal farkındalığımızın artmasında, varlığı ve yokluğu ruhumuzun balansını en derinden bozan öğe olan aşk hayatımızı yeniden irdelememizde çok yararlı bir rol oynadığını belirtiyor. Nasıl evlilik yıldönümleri beraber geçmiş ve geçmemiş zamanların yeniden değerlendirilmesine, yılbaşları daha çok iş ve sosyal yaşamımızın gözden geçirilmesine, doğum günleri yaptıklarımızla yapacaklarımız hakkındaki perspektif ayarlamalarına vesile oluyorlarsa “Sevgililer Günü” de, sevdiklerimizi ve sevemediklerimizi düşünmemize yol açıyor. Psikolojik anlamda bu özelleştirilmiş günler, bizim kendimiz ve yakın çevremizle ilgili farkındalıklarımızın keskinleşmesinde, sosyal farkındalığımızın artmasında, çiçek, çikolata, yemek, tiyatro, mum, hafif müzik, tütsü, kırmızı iç çamaşırı gibi rutinlere ilaveten, varlığı ve yokluğu ruhumuzun balansını en derinden bozan öge olan aşk hayatımızı yeniden irdelememizde çok yararlı bir rol oynuyor.Son yıllarda dinamik görüntüleme tekniklerinin yardımıyla sadece beyin yapılarının değil, işlevlerinin de renkli resimler ve kliplerle belirlenebilmesi, iki kulağımızın arasındaki 1.350 gramlık et parçasının fiziksel olduğu kadar duygusal alanda da ne denli olağanüstü karmaşık bir yapıda olduğunu bir kere daha ortaya koyuyor. “Aşka dair” konularda sürpriz sayılacak gelişmelerden bazıları, kadın beyninin gerçekten... Devamı

Sevgililer Günü

2009-02-13 20:25:00

Her yıl 14 Şubat günü, birçok ülkede Sevgililer Günü olarak kutlanır. Sevgililer birbirlerine çiçek, kart ve mesaj gönderir, hediyeler alırlar. Sevgililer Günü hakkında değişik yorum ve tanımlamalar yapılıyor. İşte Sevgililer Gününün merak edilen tarihçesi…Sevgililer Günü ile ilgili en yaygın görüşSevgiler Gününün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno’ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu.Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı’nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar isimlerini küçük kâğıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Genç Romalı erkekler ise kavanozdan bu kâğıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.Aziz Valentine Günüİmparator 2. Claudius, Roma’... Devamı