Ne güzeldir birine “İyiki Varsın” Diyebilmek..

2009-02-20 19:25:00

Ne güzeldir birine “İyiki Varsın” Diyebilmek.. Bu “biri” hayatınızdaki o boşlukta iyilerin derinliğini bırakmıştır. Bıraktığı derinlik de, devamında iyi damlalarını ardından getirmek de gecikmeyecek ve ”İyikiler” denizini oluşturacaktır. Bu deniz berraktır. Ayaklara batacak çakıldan ıraktır. Ne kadar derine giderseniz gidin denizin dibi aynı mavilikte olacaktır. Bu deniz suskundur. Sizi fırtınalarında savurmaz. Başka denizlerdeki fırtınaların önceden habercisidir. Onu izlerken dalıp gidersiniz hayallere, ama şu anki gerçeklerle.. Bu deniz filizdir. Yeşilinin taze kokusu, yeni doğuşların müjdesidir. Emekle beslenir, meyveleri çesit çesit renk renkdir. Bu deniz paylaşımdır. Lokman ağzındayken, kursağı boş olanları düşünmektir. “Ne fark eder ki” deyip geçmemektir. Binlerce deniz yıldızı sahile vurduğunda, ”hangi birini okyanusa geri göndereceğiz” dememektir. Bir tanesi için bile çok şey fark ettiğini bilmektir.. Bu deniz “Sevgi” dir.. Her harfinin hakkını vererek söylemek, değerini bilerek yaşamaktır. Sözde değil Özde Sevmektir... Bugün kaç kişiye “İyiki Varsın” dediniz? Hayatlarımıza zaman eklenirken, zamanlarımıza hayat eklemeyi unutmayalım... İyiki Varsın Ne Güzeldir "İYİKİ VARSIN" Diyebilmek.... alıntı Devamı

Ne Zor

2009-02-20 19:20:00

Gel demeden gelemiyorum sanaBir bakıp sonra geri dönmekNe zordur sen bilir misinHayatın kenarında bir seni gözlemekDiğer kenarına kendini sığdırıvermekBir de konuşmak içinÇaba sarf etmekSeni her gün özlemekÖzlemekHer gün defalarca özlemekNe bitmek tükenmek bilmeyen bir duygudurBir duygudur ki oEn yüce duygulardanÖzlemek ve seni sevmekSevmekHer an seni sevmekÖzlemek ve sevmekSevmek ve özlemekYer değiştirse de aynı görevleri üstlenmekNe zordurAh ah bir bilsen ne zordur  Melda Vardar... Devamı

Gazanfer Özcan

2009-02-20 19:19:00

Gazanfer Özcan, (d. 27 Ocak 1931). Tiyatro ve sinema sanatçısı.İlkokulu Cihangir Firuzağa İlkokulu'nda, ortaokulu Beyoğlu Ortaokulunda, liseyi Beyoğlu Taksim Erkek Lisesi'nde tamamladı. Lisedeyken oynadığı "Hisse-i Şayia" adlı oyundaki Bican Efendi rolüyle tiyatroyla tanıştı. İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın Çocuk Bölümü'ne katıldı. 1955 yılında Komedi Tiyatrosu'nda oynanan Mahallenin Romanı oyunu tiyatro yaşamının dönüm noktası oldu. Bu oyunda rahatsızlanan Reşit Gürzap'ın yerine sahneye çıkıp başarılı olunca kadroya girdi. 1962 yılına kadar hem çocuk tiyatrosunda, hem yetişkin oyunlarında görev aldı. 1962 yılında Gönül Ülkü ile evlendi ve Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nu kurdu. 50'li 60'lı yıllarda çok sayıda sinema filminde de rol alan Gazanfer Özcan, uzun bir süre sinemaya ara verdikten sonra 2000yılında çevrilen Komiser Şekspir filmi ile sinemaya döndü. Pek çok dizide de rol aldı. Kuruntu Ailesi adlı dizideki Hüsnü Kuruntu rolü ile tanındı, pek çok yapımda ailenin babası rolünü üstlendi. Avrupa Yakası adlı dizideki Tahsin Bey rolü ile de "baba" rolünü sürdürdü.1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.Filmleri * 1952 İngiliz Kemal Lawrence'e Karşı* 1953 Çeto Salak Milyoner* 1954 Fındıkçı Gelin* 1954 Aramızda Yaşıyamazsın* 1954 Şimal Yıldızı* 1958 Allı Yemeni* 1959 Sevdalı Gelin* 1959 Garipler Sokağı* 1961 Biz İnsan Değil Miyiz* 1961 İki Damla Gözyaşı* 1961 Utanmaz Adam* 1961 Naciyem* 1961 Minnoş* 1961 Yedi Günlük Aşk* 1961 Külkedisi* 1962 Damat Beyefendi* 1962 Şaka Yapma* 1963 Avare Şoför* 1970 Vur Patlasın Çal Oynasın* 1971 Çılgın Yenge* 1975 Televizyon Çocuğu* 1975 Tokmak Nuri* 1975 Ah Nerede Vah Nerede* 1975 Dam... Devamı

Atatürk ve Yeşil

2009-02-20 19:14:00

Atatürk'ün doğayı, ağacı sevmesinin en belirgin örneklerinden birisi de kuşkusuz Atatürk Orman Çiftliği'dir. Atatürk, 1925 yılında kendi aylığından ödeyerek çiftliğin bugünkü yerini satın almıştır. O yıllarda bu topraklar, ortasından demiryolu geçen bataklık ve boş bir araziydi. O toprağa karşı zafer kazanabileceğini de kanıtlayarak çiftliği burada kurdu. Bugün, Ankaralılar için çiftlik bir dinlenme yeri haline gelmiş, Atatürk'ün önderliğinde dikilen ağaçlar büyümüş, gölgesinde insanlar dinlenir olmuştur.Ankara'yı Türkiye Cumhuriyetinin başkenti yapan ve bir bozkır kasabasında modern bir şehir kuran Atatürk, bu yönüyle de, günümüzdeki, şehircilik, çevre ve tabiat güzelliği kavramlarına, 1920'li yılların şartları içinde ışık tutan bir dehadır. Bu kavramların bilinmediği ve konuşulmadığı o yıllarda, şehircilik uzmanlarını getirterek, Cumhuriyetin başkenti Ankara'yı düzene sokan, ağaç diktiren, bulvarlar açtıran, Çiftliği kuran, sefaret bahçelerinde yeşilliğe imkan veren Atatürk, diğer yönleriyle olduğu gibi, bu yönüyle de her zaman örnek alınması gereken eşsiz büyük bir önderdir.Atatürk'ün kişiliğini oluşturan etkenler arasında bitki ve hayvan sevgisinin de önemli bir yeri bulunmaktadır. Atatürk, yaşamının son günlerinde de yeşillikler arasında olma özlemini duymuştur. Yeşilliği olduğu kadar barışı da seven Atatürk'ün Anıtkabiri'ne dünya uluslarının gönderdikleri fidanlarla meydana gelen Barış Parkı, ölümünden sonra da Ata'nın kişiliğiyle bütünleşmiştir.Dayısının çiftliğindeAtatürk'ün doğa sevgisi, babası öldükten sonra annesi ve kardeşi ile beraber Selanik'in otuz kilometre yakınlarında Zübeyde Hanımın ağabeyi ... Devamı

Hayata Dair...

2009-02-20 19:08:00

Bu hayatta önemli olan şey, kendimiz için kazanmaktan çok daha ileri bir şeydir.Bu hayatta önemli olan, yavaşlamak ve rotanızı değiştirmek anlamına gelse bile, başkalarının da kazanması için yardım etmektir.alıntı Devamı