Temizliğe Dair İlginç Gerçekler

2009-01-09 21:10:00

Temizlik ciddi bir iştir, kirli eller ödürücü olabilir. Peki hijyen nereden çıktı ve etkileri neler? İşte hijyen hakkında bilinmeyen ilginç gerçekler.. 1. Hijyen, Yunan sağlık ve temizlik tanrısı 'Hygieia'dan ve 'Ay'dan geliyor. Eski yunanlılar temizlik öncesi çift vardiya çalışırlardı. 2. İnsan vücudu 1.000'e yakın bazı bakterilerin evidir. İnsan vücudunda ABD'de yaşayan insanlardan daha fazla mikrop var. 3. Anti bakteriyel sabunlar enfeksiyondan korumada diğer normal sabunlardan daha çok etkili değildir. Ayrıca, oldukça geniş bir yelpazede, bakteri ve mantarlara karşı etki gösteren antiseptik ajan olan triclosan, sabun, sıvı sabun, vb. temizleyici ürünlerde ve dezenfektanlarda sıklıkla katılır. Hatta Triclosan'ın seks hormonlarını bozduğu, isteksizliğe neden olduğu ileri sürülüyor. 4. Mikroplardan korunma! 11 bin çocuk üzerinde yapılan araştırmada hijyenik ürünlerin egzaman ve astım riskini artırdığı belirlenmiştir. 5. Hintliler el ve ayaklarının dışında vücutlarının geri kalanını yıkadıklarında milyonlarca bakterinin yaşamlarını tehlikeye atacağını, hasta olacaklarına inanır.6. İyi ki böyle düşünenler sadece rahipler..7. Sabun ismini mitolojik Sapo dağından geliyor8. Eski Mısırlılar ve Aztekler idrar torbası yüzünden cilt sorunları yaşarlardı. İdrarda bulunan üre, bakterileri de öldürür. 9. Temizlikle ilgili küçük bir zafer de, İngiltere'nin ortaçağ kralı 4. Henry zamanında olmuş. Kral 4. Henry dinsel krallık seramonilerine katılanların en az bir kere yıkanmasını istedi. 10. 18. yy'da Londra'da insanlar dışkılarını pencereden sokağa atarladı. Daha sonra sokaklar suyla yıkanırdı. 11. Florida'da bir 7. sınıf öğrencisi okuldaki bilim fuarında, fast food restaurantlarının dondurma makinelerinde tuvalet lavabolarından daha fazla bakteri bulunduğunu belirter... Devamı

Sahici

2009-01-09 21:07:00

Beni üzen aslındaÜzüldüğüm için değilBazen sözle anlatılmaz yaKelimeler şikayetlenirYıllara meydan savaşı ilan edinceO cesaret, kin koca bir volkan olurSonra da önünde eğiliverirSahici her şeyin asıl rengiKalbime kaç kere sorduysamHep bana ismini hecelediBen de inanıp ona uyduysamEğer bir gün farketmeden, istemeden, seni kırdıysamÖzrün efendisi en yakınım olurDiler yoluma devam ederimDeniz Seki Devamı

İnsanlık Dersi

2009-01-09 21:02:00

İnsanlık dersi (ünlü İtalyan sinema sanatçısı Vittorio de Sica'dan bir anı)  "Napoli'nin kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Barda, espressolarımızı içiyoruz.İçeri giren müşterilerden biri, barmene "due caffee, uno sospeso" (iki kahve, biri askıda) diyor.İki kahve parası veriyor, bir kahve içip gidiyor, barmen de tezgahın üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt asıyor. Biraz sonra içeriye iki kişi giriyor: "due caffee e un sospeso" (iki kahve ve bir askıda) diyorlar.Üç kahve parası verip, iki kahve içip gidiyorlarBarmen gene bir küçük kağıt daha asıyor tezgahın üstündeki çiviye.. Bunun gün boyu böyle sürdüğü anlaşılıyor.Derken üstü başı biraz eski püskü, belli ki fakir biri  bardan içeri girdi.Barmene "un caffee sospeso" (askıdan bir kahve) dedi.Barmenin hazırladığı kahveyi içip, para ödemeden çıkıp gitti. Barmen tezgahın üzerine asmış olduğu kağıtlardan bir tanesini aşağı indirdi... Hayat iyiliktir..Gerçek iyilik, karşındakini rencide etmeden yapılan iyiliktir.  Devamı

Masumiyet Müzesi

2009-01-09 20:58:00

Orhan Pamukİletişim YayınlarıYalnız aşk değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki düşüncelerinizi de derinden etkileyecek bir roman... Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk'un üzerinde altı yıldır çalıştığı harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor... Masumiyet Müzesi'ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğinizi göreceksiniz.1975'te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun'un hikâyesi; hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak. Ülkemizde ve dünyada milyonlarca okurun sevgi ve hayranlığını kazanmış olan, kitapları elli sekiz dile çevrilen ve her yeni romanı büyük bir merakla bütün dünyada beklenen Pamuk, okurlarına unutulmaz rüyalar gibi, akıllardan hiç çıkmayacak sarsıcı bir hikâye anlatıyor. (Tanıtım Yazısından) Devamı

"Pandora'nın Kutusu" 23 Ocak'ta açılıyor!

2009-01-09 20:44:00

Yönetmeliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı başrollerini Tsilla Chelton, Derya Alabora, Övül Avkıran, Onur Ünsal ve Osman Sonant’ın paylaştığı “Pandora’nın Kutusu” 23 Ocak’da Türkiye’de gösterime giriyor.San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu (Tsilla Chelton), Antalya Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Övül Avkıran) ve Amiens Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu (Tsilla Chelton) ödüllerini alan “Pandora’nın Kutusu” ilk gösterimini Eylül ayında Toronto Film Festivali’nde yaptı.Yeşim Ustaoğlu’nun dördüncü uzun metrajlı filmi olan “Pandora’nın Kutusu”, bir gün kaybolduğunu öğrendikleri yaşlı annelerinin yaşadığı küçük bir Batı Karadeniz kasabasına doğru yola çıkan üç kardeşin öyküsünü anlatıyor. Yolculukla beraber kendi sorunları ve aralarındaki gerginlik de ortaya çıkan üç kardeş, Alzheimer olduğunu öğrendikleri annelerinin yanlarındaki varlığıyla kendi hayatlarını sorgulamaya başlıyorlar. Pandora’nın Kutusu yavaş yavaş açılırken anneanne ve torunu arasında filizlenen yakınlık filmin sürprizli finalini hazırlıyor.Filmin senaryosunu, “Sandık Lekesi” ve “Doyma Noktası” ve ‘Yere Düşen Dualar’ isimli kitaplarıyla tanıdığımız Türkiye’nin genç ve başarılı öykücülerinden Sema Kaygusuz’la beraber kaleme alan Ustaoğlu “Pandora’nın Kutusu”nu “İnsanlık hallerinin kimi ironik kimi hüzünlü bir dille anlatıldığı, orta sınıf ahlakı üstüne kurulu dokunaklı bir hikâye” olarak tanımlıyor. Yönetm”3enin, 2005 yılından beri üzerinde çalıştığı bir proje olan “Pandora’nın Kutusu”, hen&... Devamı