NIETSZCHE' den Hayat...

2009-01-20 18:58:00

Gidene kal demeyeceksin... Gidene kal demek zavallılara, Kalana git demek terbiyesizlere, Dönmeyene dön demek acizlere, Hak edene git demek asillere yakışır Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,yoksa değersiz olan hep sen olursun... Düşün... Kim üzebilir seni senden başka? Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen? Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen? Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen? Kim sever seni, sen kendini sevmezsen? Her şey sende başlar, sende biter... Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini... Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz... Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de. Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum Oynadım.Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime. Sonra dedim ki söz ver kendine Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin, Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin, Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin, Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin. Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım. Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım. NIETSZCHE Devamı

İnsan Mutlu Olmak İçin Kendi Kendine Yeter Mi?

2009-01-19 20:33:00

İnsanın çabalarının vazgeçilmez hedefi mutluluktur. Elde etmek veya kendisinden uzak durmak, kurtulmak istediğimiz ne varsa bunlar karşısındaki tepkimizi mutluluk arzusu ve hedefi yönlendirir.İnsan mutlu olmak için kendi kendine yeterli midir?Hayır, insan tek başına ihtiyaçlarını karşılayamaz, varlığını sürdüremez; bu manada başkalarına muhtaçtır. Ama mutsuzluğun sebepleri arasında başkalarının olumsuz davranışları da vardır. Ayrıca bireyin aklı yanında güdüleri, duyguları, alışkanlıkları... vardır, bazen bunlar birbiriyle çatışır, çatışmayı anlık ve sürekli mutluluk lehine çözebilmek için aklın hakemliği ve irşadı da yeterli değildir; ötekiler aklı aşabilir, etkisini sıfırlayabilir. Sürekli mutluluk için bazen anlık zevk ve mutluluklardan vazgeçmek gerekir, akıl bunu emreder ama ötekilerin etkisiyle insan aklın buyruğunu dinlemez. Akla yardımcı olmak için din ve vicdan/ahlak da vardır, fakat bunların kitaplarda ve başkalarında var oluşu, sahip olmayanların mutluluğunu sağlamaz. Herkesin bunlara sahip olması için -bunların vazgeçilmez olduğuna inanılıyorsa- eğitim gereklidir; rejimlerin imkan ve niteliklerine göre devlet ve/veya özel kesimlerin din ve ahlak eğitimine yer vermeleri, özen göstermeleri zorunlu olur.Bu dünyadan başka geleceği ve derdi olmayanların mutluluk hedefleri de bu dünya ile sınırlıdır. Dinle, aşkın bir varlıkla alışverişi olmayanların mutluluklarına "Allah, peygamber, ahiret, cennet, cemal (cennette Allahı görmek), rıdvân (cennette Allahın, kuluna -kendisinden- memnun ve hoşnut olduğunu söylemesi), bunların . insana vereceği ölçüsüz ve benzersiz mutluluk beklentisi, cehennem, ateş, ceza ve bunların getireceği mutsuzluk korkusu" gibi unsurlar tesir etmez.TIME dergisi son sayısında, mutluluk formülleri arayan mutluluk bilimini kap... Devamı

Yağmur

2009-01-18 16:49:00

Yağdığın günden beriKalbimden ettin deliSana öyle bağlandım kiKendimi kahrettimOldum bir serseriSürekli yağıyorsunIslatıyorsun beniYağmur bir oluktanAkıyor dünden beriGözlerimin her nemiMahvediyor bedenimiSen yağdıkça,gözlerim yaşlanıyorYağmur ıslattıkça,gücüm tükeniyorSonra biraz duruyorYakıyorsun içimiTam durdu diyorkenBaşlıyorsunSerseri kurşun gibi fişekleri atıyorDerbeder ediyorsun beniYağma artık dur yağmurIslatma gözlerimiYağma artık dur yağmurOldum ben bir serseriYağma artık dur yağmurMahvettin bedenimiYağma artık dur yağmurYağma dur bırak beniKör ettin gözlerimi Melda Vardar... Devamı

Ya İçinde Ben Olsaydım

2009-01-18 16:11:01

Gece Hoca pencereden bakarken bahçede bir adam görmüş.Hemen Karısına seslenip;-Hatun, demiş, çabuk şu benim okla yayı getir!Bahçede hırsız var.Karısı okla yayı getirmiş.Hoca da ay ışığında nişan alıp adamı vurmuş.-Sabah ola hayrola, demiş Hoca .Şimdi yatalım yarın gereğini yaparız.Sabah olduğunda, gece vurduğu adamı merak edip bahçeye çıkmış.Bir de ne görsün?Hırsız diye vurduğu şey, meğer karısının yıkayıp ipe astığı kendi gömleği değil mi?-Çok şükür! deyince karısı:-Niye şükrediyorsun efendi?-Nasıl şükretmeyeyim hatun,görmüyor musun?Tam göğsünden vurmuşum gömleği.Ya içinde ben olsaydım?! Devamı

18 Ocak'ta Neler Oldu?

2009-01-18 16:07:00

        Olaylar 1535 - İspanyol fatih (Konkistador) Francisco Pizarro Peru'nun başkenti Lima'yı keşfetti. 1778 - İngiliz kaşif James Cook, Hawaii'ye ulaştı. 1886 - Kadınlar, Şükufezar dergisinde "saçı uzun aklı kısa" deyimine karşı mücadele başlattı. 1896 - X-ışınları cihazı ilk kez New York'ta halka tanıtıldı. "X" adı, ne tür bir ışın olduğunun bilinmeyişini simgeliyordu. 1903 - ABD Başkanı Theodore Roosevelt'in İngiltere Kralı VII. Edward'a gönderdiği radyo mesajı, Birleşik Devletlerden radyo ile yapılan ilk okyanus aşırı iletişim olmuştur. 1910 - Çırağan Sarayı yandı. Saray 1865'te Sultan Abdülaziz tarafından inşa ettirilmişti. 1911 - İlk defa bir uçak, bir geminin güvertesine iniş yaptı. Pilot Eugene B. Ely, San Francisco limanında bulunan USS Pennsylvania gemisine indi. 1912 - Kaptan Robert Scott Güney Kutbuna ulaştı. Bunu başaran ilk insan olmayı hayal ediyordu ancak Roald Amundsen ondan yaklaşık bir ay önce bunu başarmıştı. 1919 - I. Dünya Savaşı'nda yenik düşen devletlerle anlaşmalar yapmak üzere, İtilaf Devletleri temsilcilerinin oluşturduğu Paris Barış Konferansı açıldı. Avrupa'nın haritası yeniden çizildi. 1927 - Lozan Antlaşması, Amerikan Senatosu tarafından reddedildi. 1931 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Türkiye Güzellik Kraliçesi yarışmasını, Naşide Saffet Hanım kazandı. 1940 - Milli Koruma Kanunu kabul edildi. 1943 - Sovyetler, Leningrad'da hüküm süren Nazi kuşatmasını kırdıklarını açıkladı. 1944 - Trak adlı yolcu vapuru, Çanakkale'den Bandırma'ya giderken kayalara bindirerek battı: 24 kişi öldü. 1946 - Madam Butterfly operası, Ankara'da sahnelendi. 1954 - Yabancı Sermaye Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. 1966 - Vefa Poyraz İstanbul valiliğine atandı. 1977 - Zatürreye yol açan gizemli Lejyoner hastalığı'nın amili ola... Devamı