Sevdiklerinizin Kıymetini Bilin

2009-01-25 13:42:01

Aklım, hiç tanışmadığım 11 yaşında bir yavrucakta... 11 yaşında,hiç tanışmadığım bir "küçük dost", sıraladığım "Büyük" gündem maddelerini elinin tersiyle itip, yattığı yerden yorgun gözlerle bana bakarak "Beni yaz" diyor sanki: "Beni yaz ki, bütün bunları bir an için unutup hayatın anlamını düşünsün insanlar..." Son 2 gündür Dışisleri camiası, bu küçük dostun acısıyla seferber... Babası, hariciyenin en sevilen diplomatlarından biri... O, ailenin tek çocuğu... Sabah, her zamanki gibi hazırlanıp gitmiş ilkokuluna... Sonra okuldan, aniden fenalaşıp bayıldığı haberi gelmis. Koşup Hastaneye yetiştirmişler. Ve baygınlığın nedenini öğrenmişler. Küçük dostumun beyninde tümör varmış ve hayli ilerlediği için, acilen ameliyat edilmezse ölümcül tehlike yaratırmış. Ailesi dehşete kapılmış. Amerika' ya götürmekle, Türkiye' de ameliyat ettirmek arasinda kararsızlanmışlar bir süre... Sonra her şeyi; tümörü, ameliyatı, riski, ABD seçeneğini olanca açıklığıyla küçük dostuma anlatmışlar. "Burada kalalım" demiş küçük dostum ve hastaneye yatırılmış. Korkmuş biraz tabii... "Aslında ameliyattan korkmuyorum..."demis,"... Kan alınırken yaptıkları iğne canımı acıtıyor, ondan korkuyorum daha çok... Ameliyattan önceki gece anne-babası, saat 03.00'te uyandıklarında, oğullarını cam kenarında sessizce dışarıyı seyrederken bulmuşlar. Sabah, ameliyata giderken küçük dostum, bir kağıt parçası tutuşturmuş annesinin eline: "Oyuncaklarımı şu arkadaşıma verin" yazıyormuş ilk satırda... "Bilgisayarım bunun olsun... kitaplarımı şuraya dağıtın..." Küçük vasiyeti alıp cebine koymuş annesi... 5 günde 50 yıl yaşlanmış.. Böyle uzun gecelerde Necip Fazil'in "Beklenen" ler için yazdığı muhteşem... Devamı

Günün Sözü

2009-01-25 13:42:00

Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmekdünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı artık hiç bitmez.e. e. cummings (1894-1962) Devamı

Herkes Gibisin...

2009-01-25 13:20:00

Gönlümle baş başa düşündüm demin;Artık bir sihirsiz nefes gibisin.Şimdi tâ içinde bomboş kalbiminAkisleri sönen bir ses gibisin. Maziye karışıp sevda yeminim,Bir anda unuttum seni, eminimKalbimde kalbine yok bile kinimBence artık sen de herkes gibisin. Gözlerim gözünde aşkı seçmiyorOnlardan kalbime sevda geçmiyorBen yordum ruhumu biraz da sen yorÇünkü bence şimdi herkes gibisin Yolunu beklerken daha dün geceKaçıyorum bugün senden gizliceKalbime baktım da işte iyiceAnladım ki sen de herkes gibisin Büsbütün unuttum seni eminimMaziye karıştı şimdi yeminimKalbimde senin için yok bile kinimBence sen de şimdi herkes gibisin Nazım Hikmet... Devamı

Misket...

2009-01-21 18:30:00

Yaşlı adam, bir konfeksiyon mağazasına ait vitrine uzun uzun baktıktan sonra, ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek:-Küçüüük! Diye seslendi. Bana biraz yardımcı olur musun?Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7-8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler, “tek kelimeyle” dökülüyordu.Yaşlı adam, çocuğun saçlarını okşadıktan sonra:-Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim, dedi. Bakalım üzerine uyacak mı?Çocuk, bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte mağazaya girerken, ilk önce rüyada olup olmadığını, daha sonrada şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü. Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komşular tarafından verilen giyecekler, elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır, birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine yamanırdı.Ama “her zaman hasta” dedikleri babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden, bu işe bir kere bile itiraz etmemişti. Şimdi ise, ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de bayrama üç gün kala.Çocuk, yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde, büyümüş olduğunu ilk defa fark etti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon, bacaklarının ne kadar uzun olduğunu ortaya koyarken, yeni ceketi de omuzlarını iyice geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artık üşümeyecekti. Çocuk, biraz önce kazandığı misketleri onun cebine bıraktığında, iyice keyiflendi. İrili ufaklı misketler, gayet derin olan ceplerin bir köşesinde kalmıştı. Demek ki her bir cep, en az elli misket alabilirdi.Yaşlı adam, çocuğu sağa sola döndürdükten sonra, elbiselerin pake... Devamı

Akıl Hastanesi Müşteri Hizmetleri:)))))

2009-01-21 18:36:00

İyi günler,… Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesini aradığınız için teşekkürler. For english please dial something else… -Eğer takıntılarınız varsa, devamlı olarak 1′e basın……… -Eğer çok kişilikli iseniz, 2, 3 ve 4 e basın……..-Eğer travma sonrası sinir bozukluğundan şikayetçiyseniz, 5′e basın ama çooook yaaavaaaaş ve diiikkaaaaatliiiiiiiceeeee…….. -Eğer ikilemlerden şikayetçiyseniz, 6′ya basın. Simdi 9′a basın, Simdi 6ya basın ve simdi 9′a basın…. -Eğer gaipten sesler duyuyorsanız, 7′ye basın, telefonunuz ana gemiye yönlendirilecektir…… -Eğer kısa süreli hafıza kaybından şikayetçiyseniz, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın….. -Eğer şizofreni şikayetiniz varsa, dikkatlice dinleyin. Kısık bir ses size hangi numaraya basmanız gerektiğini söyleyecektir….. -Eğer sinir bozukluğundan şikayetçiyseniz, müşteri temsilcisi cevap verene kadar diez tuşuna basarak oyalanın…… -Eğer Uyuşturucu ya da Alkol bağımlısıysanız, birinden sizin yerinize yıldız tuşuna basmasını rica edin……. -Eğer depresyondan şikayetçiyseniz, tuşa basmaya zahmet etmeyin, size zaten kimse yardım edemez……… -Eğer Paranoyaksanız, hiçbir tuşa basmanıza gerek yok…  Kim olduğunuzu, ne istediğinizi ve size nasıl ulaşabileceğimizi biliyoruz……. -Eğer Aşağılık kompleksiniz varsa, lütfen telefonu kapatın çünkü tüm operatörlerimiz su an meşgul ve hiçbiri size zaman ayıramaz…… ... Devamı